Açık Saçık Fıkralar

19 Aralık 2011 Kategori Fıkralar

Sonrası Fiskobirliğin

Temel nişanlısı Fadime ile fındık tarlalarını geziyormuş. – “Bak Fadime” demiş, “bütün bu tarlalar benim. Ama bir tanecik fındık koparırsan, seni oraya yatırırım ona göre” Bunu duyan Fadime’nin gözleri parlamış, hemen koşup bir tane fındık kopartmış. Temel sözünün eri ya, Fadime’yi fındık ağacının altına yatırmış. Bu cezadan memnun kalan Fadime, üstünü başını toparlayıp, ayağa kalkar kalkmaz bir fındık daha kopartmış. Temel bir kez daha… Bir fındık daha… Temel 5. fındıktan sonra, perişan ayağa kalkmış. Bitkin bir halde Fadime’ye dönüp: – “Bak Fadime” demiş, eliyle tarlalari göstererek: – “Burdan sonrası Fiskobirliğin

——–

Sonrası Fiskobirliğin

Temel nişanlısı Fadime ile fındık tarlalarını geziyormuş. – “Bak Fadime” demiş, “bütün bu tarlalar benim. Ama bir tanecik fındık koparırsan, seni oraya yatırırım ona göre” Bunu duyan Fadime’nin gözleri parlamış, hemen koşup bir tane fındık kopartmış. Temel sözünün eri ya, Fadime’yi fındık ağacının altına yatırmış. Bu cezadan memnun kalan Fadime, üstünü başını toparlayıp, ayağa kalkar kalkmaz bir fındık daha kopartmış. Temel bir kez daha… Bir fındık daha… Temel 5. fındıktan sonra, perişan ayağa kalkmış. Bitkin bir halde Fadime’ye dönüp: – “Bak Fadime” demiş, eliyle tarlalari göstererek: – “Burdan sonrası Fiskobirliğin…”

——–

İyi ki jinekolog değilim

Fevkalade sosyetik bir kokteyl. Dr. Bey smokinleri içinde iki kat yakışıklı. Ağzından da bal akıyor ya. Etrafı her zamanki gibi genç ve güzel hanımlarla çevrili. Bunlardan biri: – “Ah doktor, dişim öyle ağrıyor ki günlerdir”, demiş. Sonra yakalamış doktorun elini. Ağzına doğru çekmiş. Çekmekle de kalmamış. Sokmuş doktorun parmağını ağzına. Sol tarafa kaydırmış. İşaret parmağını azı dişine doğru zorla uzatıyor. – “İşte burası… Tam burası… Öyle ağrıyor ki?” Doktor parmağını kadının ağzından kurtarmaya çalışırken söyleniyor: – “Hanımefendi, iyi ki jinekolog değilim…”

——–

Kalem gibi

Adamın biri daldan dala gezerken cinsel organı kırılmış. Doktora gitmiş. Doktor adama her akşam yatmazdan önce on onbeş dakika cinsel organını bir bardak süte bandırmasını istemiş. Adam eve gelip yatma vakti geldiğinde banyoya girip doktorun dediklerini uygulamaya başlamış. Tabi karısı içerde bekliyormuş ve kocasına seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kadın sabırsızlanıp dalıvermiş banyoya… Şaşırarak: – “Ay kocacığım kırk yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi doldurulduğu aklıma gelmezdi…”

——–

Hava Durumu

Adamın biri bayağı günah işlemiş.Bir papaza günah çıkartmaya gitmiş. “Papaz efendi ben çok günah işledim. Mesela dün komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” “Allah affeder oğlum”.. “Önceki gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” “Allah affeder oğlum”.. “Daha önceki gün de komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim.” Tamam oğlum Allah affeder affeder de, sen yavaş yavaş gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten.

——–

Beni tanıdılar

Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada “duuur, o.. çocuğu!”. Temel Dursun’a dönmüş: – “Sen kaç, beni tanıdılar!”

——–

Kurşun

Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına: “Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız. Ancak iki kursunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vücutlarından atarlar. Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı. Aradan yıllar geçmiş. Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken “Anne anne çabuk gel” diye bağırmış. Annesi telaş içinde “Ne oldu kızım?” diye kosmuş. “Bak anne vücudumdan bir demir parçası çıktı. Kadın sevinmiş: “Telaşlanma. Doktor amcan demişti. Bak kurşunu vücudundan attın. Bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuk bağırmış. “Anne anne çabuk gel!” Kadın yine telaşla koşmuş: “Ne oldu oğlum?”, “anne, mastürbasyon yaparken kediyi vurdum!”

——–

Hangisi?

Adamın biri iş müracaatına gitmiş. Bir grubun önünde görüşmeye almışlar. “Şimdi sana bazı sorularımız olacak bakalım bilebilecek misin?” demişler; adam da “sorun” demiş. “Yolcu taşır, karayolunda gider, şoför kullanır bil bakalım bu nedir?” Adam düşünmüş ve “yolcu otobüsü” demiş. “Tamam doğru ama hangi marka, Mercedes var, Mitsubishi var di mi? Bilemedin ama sana bir şans daha vereceğiz” demişler. “Söyle bakalım havada yolcu taşır, pilot kullanır bu nedir?” Adam hemen cevaplamış “yolcu uçağı”; “Tamam ama” demişler “Boeing var, Airbus var di mi hangisi?” Bunu da bilemedin deyip iş görüşmesini bitirip adamı gönderirlerken, adam dönmüş demiş ki “Bir soru da ben sorabilir miyim?” “Tabi buyur sor bu en doğal hakkın” demişler. “Kadınların iki bacağı arasında bulunur, üremeye yarar nedir bu?” demiş. Hemen herkes o malum kelimeyi söylemiş; adam “tamam bildiniz ama ananınki var ebeninki var di mi hangisi?…”

Amerikalı Fıkrası

18 Aralık 2011 Kategori Fıkralar


Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla Amerikaya giderler. Bayağı dolaştıktan sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında bir sürü kızılderili görürler, çok korkarlar.. Temel Dursun’a “Dur bunlar hayatta saz görmemiştir, bi saz çalayım da kaçsınlar” der. Temel’in sazı çalmasıyla kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun “vaay sen bunları sadece bir sazla kaçırdın… o zaman buranın adı TEKSAZ olsun” der. Ertesi gün uyurlar; uyandıklarında gene karşılarında kızılderilileri görürler. Bu sefer Temel “dur başka bi yöntemim var” der ve güçlü bir sesle osurur. Ve adamlar kaçmaya başlarlar. Dursun da “mademki adamları osurup ta kaçırttın buranın adı LAZVEGAZ olsun” der. Ertesi gün dolaştıktan sonra tekrar uyurlar; sabah kalktıklarında etraflarında gene kızılderilileri görürler. Bu sefer Dursun “bi de ben saz çalayım de korkup kaçsınlar” der. Dursun sazı çalar ama kızılderililer korkmaz ve sazı Dursun’un ?ötüne sokarlar. Temel de “ehe…bu sazı senin ?ötüne soktular o zaman buranın adı ARKANSAZ olsun.” der

Nerde o ibne Fıkrası

18 Aralık 2011 Kategori Fıkralar


Hollywood’da bir parti veriliyor,güzel bir evde. Partinin sahibi partiye heyecan ve değişim katmak için mikrofonu eline alıp başlıyor:
Arkadaşlar akvaryumdaki iki piranayı bu havuza atacağım. Havuza atlayıp karşıya çıkan arkadaş şu gördüğünüz sarışınla sabaha kadar eğlenebilir. Kimsede ses seda yok.
Bu esmeri de sunuyoruz. Yine kimsede ses yok. -Bu kumral bayanı da hadiye ediyoruz. Yine ses yok.
Bu i… de veriyoruz. Slaşş!… Adamın biri suda hızla yüzüyor ve karşıya geçiyor. Tekrar koşup havuzun öbür kenarına geliyor: -Nerede o i…?
Beyefendi o havuzun karşısında.. Adam şaşkın şaşkın: – O değil, Beni havuza iten i… nerede?

Yumuşak sert Fıkrası

18 Aralık 2011 Kategori Fıkralar


Adam resepsiyonda bekliyormuş.
Arkadasındaki güzel bayanı görememiş. Ve birden dirseği kadının göğüslerine dokunmuş. Adam:
“Hanımefendi eğer kalbiniz de göğsünüz kadar yumuşaksa beni affedersiniz”, demiş. Kadın da bunun üzerine:
“Beyefendi eğer penisiniz de dirseğiniz kadar sert ise oda 406′da bekliyorum.

Komutanına nah çekiyor Fıkrası

17 Aralık 2011 Kategori Fıkralar

Kimin askeri daha cesur yarışması varmış. Karacıların komutanı:
“Oğlum şu tankın altına atla!”, demiş. Asker atlamış ölmüş. Havacıların komutanı:
“Oğlum şu uçaktan betona paraşütsüz atla!”, demiş. Asker ölmüş. Denizcilerin komutanı:
“Oğlum şu geminin altına gir!”, demiş. Asker:
“Naah atlarım”, demiş. Denizci komutanı diğer komutanlara dönüp:
“Bakın, benim askerim daha cesur, komutanına nah çekiyor!

Yapın da yakalıyalım Fıkrası

17 Aralık 2011 Kategori Fıkralar

Çingenelerde bir adet vardır. Bir bebek doğunca annesi bir törenle onun adını koyar. Ama o anda ne söylerse ad olarak o kalır. Bir gün bir bebek doğar ve tam adını koyacağı sırada annesinin oku gelir. Ve “*okum geldiii!” diye bağırır ve çocuğun adı “*okum geldi” olarak kalır… *okum geldi büyür ve askerlik çağına gelir. Askere gider, komutan adını sorunca “okum geldi” der. Komutan “git tuvalete yap da gel” der. *okum geldi de gider tuvalete ve gelir. Bu olay bir kaç kez tekrarlanır. Sonunda bir arkadaşı “onun adı okum geldi komutanım” der. Günler böyle geçip giderken okum geldinin askerlikten canı sıkılır ve kaçmaya karar verir. Akşam olunca duvardan atlayarak kaçarken, komutan kaçtığını görür ve hemen bağırmaya başlar “OKUM GELDİ KAÇIYOR LAN!” Bunu duyan askerler saf saf bakarlar. Komutan tekrar tekrar bağırır: “BOKUM GELDİ KAÇIYOR LAN!” bunu duyan askerlerden biri şöyle bağırı

Sonraki Yazılar »