Araba Arkası Yazıları

17 Ocak 2012 Kategori Güzel Sözler


Altımda Araba Gidiyorum hayat Kumarına Fazla Şansını Zorlama Bağlarsın

Alırsın Ford, olursun mort.

Akıllı ol evlat!

Alem bana ben sana hasta.

Algıda seçiciysem günahım ne?

Ankete gerek yok eskiler daha iyi.

Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza.

Aşk çekenin, yol gidenin.

Baba parası değil, 4 yıl lisans, 2 yıl master ve doktora teri Baba yorgun, dalaşma.

Babalar ağır gider…

Bas Gaza, Frene, Debriyaja… Götür Ver Parayı Vergiye, Stopaja

Beatnik isen vur saza, Nihilist isen bas gaza”.

Bir kavanoz reçel bunlarda geçer.Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım.

Bir kızların nazına birde yamahanın ara gazına hastayım.

selvi boylum al türbanlım

kur’an rabbimden inen güneş, ben yollarda çilekeş

sen sus, amellerin konuşsun

nafileyle geçme beni, kazalarla mahcup ederim seni

kara yollarında değil kabe yollarında öleyim

nazar etme nolur, maşallah de senin de olur

Kiz dedigin taktinmi koluna yakismali, caktinmi duvara yapismali!

Yalniz Kurt !

Ela gözlümün nazina, hastayim ford un aragazina.

Rampanin Ustasiyim gözlerinin hastasiyim.

Gözlerin güzel ama bakmasini bilmiyorsun!

Gidisine yollar, durusuma kizlar hasta!

Sen söför sün dediler kizi vermediler.

Miras degil alinteri…

Kolla Beni Serit Degistiriyorum.

Rahmetlide sollardi !

Rampada gecme beni, düzlükte düzerim seni!

Ceketimi atarim, asvaltta yatarim…

Bir kavanoz recel bunlarda gecer.

Babam saolsun & (Haci babam saolsun)

Alem bana ben sana hasta !!!

Komik Mesajlar

27 Mart 2011 Kategori Hazır Mesajlar


Başkalarının seni ezmesine izin verme ehliyet al, sen onları ez…
Hiç bir ön yargım yok. Bütün insanlardan nefret ediyorum, o kadar…

Dün gece seni o kadar aradım ki, soğuk vücuduma dokunmanı o kadar istedim ki , yatağa sensiz ve çıplak girmek zorunda kaldım! Nerdeydin canim pijamalarım..

Karanlıktı,gözleri parlıyordu eğildim bacaklarını ayırdım,memelerini avuçladım.çok zevk alıyordum…çünkü hayatımda ilk kez inek sağıyordum.

Su anda her 100kisiden 35i uyuyor,10u yemek yiyiyor,25i çalışıyor,15i sex yapıyor,10u araba sürüyor,4ü ders çalışıyor,1tane salakta elinde telefon sms okuyor!

Ey dağları taşları her şeyi yaratan Rabbim her şeye ayrı bir güzellik insanlara mantık,akıl ve zeka verirken bu mesaja bakan bu kulunu niye unuttun

Bu mesaj özel bi frekansla gonderılmiştir.zekilerde hafıza kaybı aptallarda kısa süreli körluk ibnelerdede bi anlık gülümseme yapar…

Yakamda kırmızı bir yaka mikrofonu olacak…Beni öyle tanırsınız.

Bizim köyde ağaçlara aşı yapıldığında o gün ağaçlar tatil olurdu..

Aşk havuzuna aptallar düşer, ama beni ittiler…

Yağ bakkalda, un çuvalda, sevgilin son durakta…

Doktorum sigaradan uzak durmamı söyledi, ben de bır metrelik bı ağızlık yaptırdım…

Sen terlemişsindir, sana terlik getiriyim…

Karayollarında değil, senin kollarında öleyim…
Aşk çılgınlığın en zevkli türevidir, öpüşmek ise integrali…

Gerçekleri Türkan Şoray,Tarihi de Gönül Yazar.

Sana bir şey söyleyeyim mi? Bir daha beni rahatsız etme. Benim pisliklerle işim olmaz. Allah kahretsin seni. Hayatımı mahvettin alçak SİGARA…

Hey garson bana kalbim kadar yanık bir döner, düşüncelerim kadar karışık bir salata ve acılarım kadar koyu bir kahve getir.

Bu güzellik, bu zekâ, bu akıl, hele şu anlam dolu gözlerin büyüsü, Allah bütün güzellikleri bir yerde toplamış. Neyse kendimden çok bahsettim eee senden naber?

Sevgilim seni tv kumandasından, futbol topundan, pazar gazetesinden çok daha fazla sevdiğimi söylemiş miydim? :p

Bir elma diskoya neden gitmiş? cevap: kurtlarını dökmek için.

Gençligim acı veriyordu , ameliyatla aldırdım….

Kız arkadaşımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye başkalarının kız arkadaşlarını kullanıyorum…

Zorla güzellik olmaz, estetikle olur…

Erkekler park yeri gibidir. İyilerin hepsi kapılmıştır…
Sol kulağını kapatırsan sağ duyulu olursun…

Sarışın Fıkraları

10 Mart 2011 Kategori Fıkralar

Sarışın Banka Soyarsa
Sarışın ile esmer de, köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece oturup plan yapmış.

Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:

- “İyi anladın değil mi ?” diye de sormuş. “Burası küçük bir semt bankası. Bir tek güvenlik görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim.”

Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş.
5 dk. geçmis. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmis.

Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış.

Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor.

Arkasından güvenlik görevlisi “DUR” diye bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş.

Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş:

- “Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. ”
- “Anladim tabii…”
- “Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI BOŞALT demistim gerzek”

—–—–

Ayşe Balkonda
Karı ve koca tatil günü evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasına geçmeye karar vermişler…. Ama ne mümkün 7 yaşındaki oğlan evde.
- ”Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna”.
- ”Ihhhhh”. Israr faydasız. Afacanın sokakta gözü yok.
- ”Öyleyse, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et”.
Oğlan biraz mızıklanmakla birlikte çaresiz balkona geçiyor. Bizimkiler’de yatağa. Ve afacan canlı yayına başlıyor;
- ”Şu an bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti. Şimdi de Aygaz arabası sokağa giriş yaptı. Yaşlı bir kadın markete giriyor”…
Kısa bir sessizlik…Ve rapora devam;
- ”Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla karısı Necla teyze yatak odasında sevişiyorlar”. Yataktakiler şok vaziyette.
Baba sesleniyor;
- ”Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu”..
- ”Hiçç. Küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor’da”.

—–—–

SARIŞININ talipleri
Kizin3 tane talibi varmış ve bir türlü karar veremiyormuş.
birgün arkadaşına gitmiş ve benim 3 tane talibim var ve karar veremiyorum demiş
arkadaşı hemen mesleklerini sormuş
doktor ,telefoncu , öğretmen demiş.
arkadaşı hemen öğretmeni seç demiş
neden diye sormuş
arkadaşı demiş:
doktor devamlı sıradaki der demiş
telefoncu sürekli meşgul
ama öğretmen anlamadıysan TEKRARLAR :) ))

—–—–

Dile benden ne dilersen
Yaşlıca bir bayan evindeki koltuğunda oturup uzun geçmiş hayatını gözden geçirirken birden bir peri karşısına çıkıverir ve ona 3 dilekte bulunabileceğini söyler.
- ”Peki” der yaşlı kadın.
- ”Zengin olmak istiyorum”.
Peri bir el hareketiyle kadının koltuğunu som altına çevirir.
- ”ikinci olarak’ta güzel ve genç bir prenses olmak istiyorum” der.
Birden başında paha biçilemez bir tacı olan dünya güzeli bir prenses oluverir.
- ”üçüncü ve son olarak ne istersin” diye sorar peri.
O sırada yaşlı köpeği ağır bir şekilde kafasını kaldırır ve zayıf bir “hav” sesi çıkartır.
Prenses çok sevdiği köpeğine bakar ve şöyle der;
- ”Kopeğimi yakışıklı bir prense dönüştürebilirmisin?”.
Tam o anda, şimdi güzel bir prenses olan yaşlı kadının önünde dünyada hiç kimsenin görmediği kadar yakışıklı bir prense dönüşür köpek.
Hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar yakışıklıdır bu prens.
Kadın ona büyük bir hayranlıkla bakar ve o anda ona aşık oluverir. Prens ona doğru yaklaştığında kadının heyecandan dizleri titremeye başlar.
Prens ona doğru eğilir ve dudakları neredeyse kadının kulağına değecek şekilde şöyle fısıldar;
- ”Eminim şimdi, zamanında beni hadım ettirdiğine çok pişmansın”.

—–—–

Amerika Yolcusu
Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayat’tan o kadar bezmiş’ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.
Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup;
- ”Bak, yaşaman için çok neden var, yarın sabah gemim Amerika’ya gitmek üzere demir alacak, eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim, sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım” demiş.
Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok belki’de Amerika’ya gidip yeni bir başlanğıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış. Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra’da sabah’a kadar sevişiyorlarmış.
Birkaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış. Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da;
- ”Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım, o bana hergün yemek getiriyor ve Amerika’ya gitmemi sağlıyor, ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum”. demiş.
Kaptan;
- ”Seninle seviştiği kesin küçük hanım” demiş.
- ”Yalnız bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru”..

—–—–

Esmer Kızıl ve Sarışın fıkrası
Bir sarısın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta olan bir binanın çatısında mahsur kalmışlar. itfaiye hemen olay mahalline gelmiş, gerekli cihazları cıkarmışlar.Catıdan atlayanları tutmak icin yanlarında getirdikleri carşafı tuttuktan sonra, çatıya doğru seslenmişler;
“Atla. Bu tek sanşımız”.
Esmer olan kız çatının kenarına kadar gelmiş ve kendisini aşağıya bırakmış. Tam çarşafa gelirken, itfaiyeciler birden çarşafı kenara çekmişler. Esmer kız domates salçası gibi yere yapışmış.
Itfaiyeciler tekrar catıya seslenmişler;
“Hadi atla. Yoksa kurtulamayacaksın.” Kızıl saçlı aşağıya bağırmış;
“Atlamam. Biraz once yaptığınız gibi çarşafı çekersiniz siz”.
İtfaiyeciler; “Hayır, çekmeyiz. Biz sadece esmerler icin bunu yaparız”. Boyle söylenince, kızıl saçlı da kendisini çatıdan aşagıya bırakmış. Itfaiyeciler esmer kızda oldugu gibi yine aniden çarşafı kenara çekince, kızıl saclı da elmalı kek gibi yere serilmiş.
Çatıda sadece sarışın kalmış. itfaiyeciler daha once de yaptıkları gibi;
“Atla, atla. Yoksa yanarak oleceksin”.
Sarışın; “Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım atladığında çarşafı çektiniz. Ben atlarken de çekersiniz”.
itfaiyeciler; “Kesinlikle cekmeyecegiz. Söz veriyoruz”.
Sarışın kız; “Bakın, sizin çarşafı çekmeyeceğinize güvenemiyorum. şimdi çarşafı yere bırakın ve etrafından çekilin…

—-—–

Şöför kız fıkrası
adam bir gün bir taksiye binmiş taksi şöförü bayanmış kadın sormuş;
nereye gideceksiniz?
adam ise;
bu gecenin hiç bitmeyeceği bir yola demiş

—-—–

Sarışın Dedektifler fıkrası
Üç sarisin detektif olmak üzere polis teskilatina müracaat etmisler.
Yapilmasi icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek de Komiser Kâzim’a düsmüs. Komiser Kâzim birinci kiza bes saniye müddetle bir dosyadan çikarttigi bir resmi göstermis ve “Söyle kizim” demis “Bu bir suçlunun resmi, bu adamin bariz ne özelligi var? Bunu ileride nasil tanirsin?”
Kiz söyle bir durmus ve “Çok kolay” demis “Adam tek gözlü” Komiser Kâzim resime bakmis ve “Kizim bu resim profilden, yani yandan çekilmis. Tabi tek göz göreceksin…” demis ve ayni resimi ikinci kiza gösterip ayni suali sormus ve “Bana bak” diye ilave etmis “Dogru dürüst
bir cevap ver”
Ikinci kiz “Bu adami tanimak çok kolay” demis “Çünkü adamin tek kulagi var” Komiser Kâzim “Kizim” diye bagirmis “Bu resim profilden dedik yaa!…Adamin suratinin öbür yanini göremiyoruz. Onun için kaç gözü, kaç kulagi oldugunu bilemeyiz…”
Kâzim üçüncü kiza “Kizim lütfen akilli bir cevap vermeye çalis. Beni çildirtma. Bu adamin bariz özelligi nedir, bu adami ileride nasil tanirsin?” diye sormus Kiz “Bu adam lens takiyor” diye cevap vermis.
Komiser Kâzim saskin, saskin resime bakmis ama adamin lens takip takmadigini bir türlü anlayamamis. Merak etmis adamin dosyasini açip okumus, dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takiyormus.
Komiser Kâzim üçüncü kiza hayranlik içinde “Aferin be kizim” demis “Dogru bilmisin. Simdi söyle bakalim bu adamin lens taktigini resimden nasil anlayabildin?” Kiz “Çok kolay” diye cevap vermis:
“Tek gözlü, tekkulakli bir adamin gözlük takacak hali yok ya !!”

—–—–

Yardımsever Denizci

Gunun birinde Istanbul’da sarisinin biri hayattan o kadar bezmis ki kendini bogazin soguk sularina birakarak hayatina son vermeye karar vermis.

Bogazici koprusunden gecerken arabasini durdurmus, bariyerlere cikmis ve titreyerek az sonra kendisini bu cekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka aglarken yanina genc ve yakisikli bir genc gelmis. Genc ona acimis ve sarisinin ellerini tutup “Bak, yasaman icin cok neden var. Yarin sabah gemim Amerika’ya gitmek uzere demir alacak. Eger istersen, seni de caktirmadan gemiye alip saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana cok iyi bakarim.” demis. Sarisin bakmis kaybedecek bir sey yok; belki de Amerika’ya gidip yeni bir baslangic yaparim umuduyla denizcinin teklifini kabul etmis. O aksam denizci genc onu gemiye almis ve filikalardan birine saklamis. Her gece sarisina uc sandvic ve bir meyve getiriyormus, sonra da sabaha kadar sevisiyorlarmis. Bir kac gun sonra, kaptan rutin kontrolleri sirasinda sarisina rastlamis. Orada ne aradigini sormus. Sarisin da “Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlastim. O bana hergun yemek getiriyor ve Amerika’ya gitmemi sagliyor. Ben de onun benimle sevismesine izin veriyorum.” demis. Kaptan, “Seninle sevistigi kesin kucuk hanim” demis, “Ama bu Kadikoy-Besiktas vapuru”.

——

şöför kız

adam bir gün bir taksiye binmiş taksi şöförü bayanmış kadın sormuş;
nereye gideceksiniz?
adam ise;
bu gecenin hiç bitmeyeceği bir yola demiş

——

Sarışın ve Rulet

Iki gazino krupyesi canlari sikkin, rulet masasi basinda musteri bekliyorlardi. Bu sirada cazibeli bir sarisin elinde USD 20.000 lik fisle masaya dogru yaklasti ve
- “Pardon oynayabilir miyiz?” dedi. “Ben kendimi ciplak olursam daha sansli hissediyorum” diye ilave etti ve ustundekileri bir cirpida cikardi. Bu sirada da rulet ¿arki da cevrildi.
- “Hadi bakalim, kazanacagiz, yeni elbiselere ihtiyacim var.” dedi sarisin. Kisa bir aradan sonra bir ciglik duyuldu:
- “Evet, evet kazandim, kazandim.” Elbiselerini ve paralari toplayip gozden kayboldu.
Krupiyeler birbirlerine bakakaldilar. Az sonra biri digerine sordu:
- “Fislerini hangi numaraya koymustu ki?”
- “Bilmiyorum, sen bakiyorsun diye dusunmustum.”

Sarhoş Fıkraları

10 Mart 2011 Kategori Fıkralar

Sarhoş ve Papağan
Adamin birinin papagani varmis. Ama cok ickici iymis.Bir gun sahibi eve iki sise viski getirmis ve papaganina demis ulan bunu icersen tuylerini diri diri yolarim demis gitmis arkadasini davet etmeye. Aksam geldiginde bakmis papagan sarhos kendi tuyunu kendi yoliyormus.“Benimicin fark etmez“diye

—–—–

Zurna Gibi
Üç kovboy Teksas ta bir barda masaya oturmus, kafayi çekiyorlar… Bir sarhos girmis içeri.
Parmagi ile ortadakini isaret etmis, “Senin anan” demis,”Teksas in en çilgin seks manyagidir”…
Masanin etrafi bir anda bosalmis ama ortadaki adam duymazdan gelmis, içkisine devam etmis. Sarhos çikmis gitmis ancak on dakika sonra geri gelmis. Gene ayni masanin basinda dikilmis ve,”Senin o fahise anani az önce becerdim, harikaydi” demis. Etraf masalar gene bir anda bosalmis fakat bizim kovboy gene kilini kipirdatmadan içmeye devam etmis. Sarhos çikmis gitmis. On dakika sonra gene gelmis.”Senin anan var ya,senin anan” diye baslarken, kovboy nihayet lafini kesmis.. “Eve git de yat,gene zurna gibi içmissin, baba!..””

—–—–

Ressam
İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen
-”çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım” dedi.

10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kağıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikayetçi olduğunu zanneden Öğretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadığını fark etti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu;
-Sen mi yaptın oğlum bu resmi?
-Evet öğretmenim.
-Peki bir de at resmi yap bakayım.

Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki, at, sanki kağıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Şaşıran öğretmen:
-Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, dedi.
Son dersten sonra Ahmet le beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş, üzerinde yorganı bir adam yatıyordu. öğretmen konuşmaya başladı;
-Geçmiş olsun efendim.
-Teşekkürler.
-Ben oğlunuzun…
-Allah kahretsin oğlumu.
-Aman böyle söylemeyin, yaptığı resimler…
-Onun yaptığı resimler yerin dibine batsın.
-Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun…
-Yeteneğine başlatmayın şimdi.
-Peki ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza?
-Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çizmiş.

——-

Sarhoş Fıkrası
Adamın biri gece yarısı eve sarhoş bir şekilde gelir.Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra karısının yanına gider ve derki:
-Karıcığım sen bir harikasın.Karısıda derki:
-Ne oldu lan yine.Adamda:
-Tuvaletin kapısını açınca lamba yanıyor kapatınca lamba kapanıyor.Sonra karısı çok sinirli bi şekilde:
-Ulan allah b.l.n. versin, yine mi buzdolabına işedin

—–—–

Deriyi Sertleştiriyor
Bir genç berbere gider ve koltuğa yerleşir. Beş dakika sonra kendisini traş etmekte olan gencin tam sarhoş olduğunu farkeder….
İyi kalpli adamın yüzü her yandan başlar kanamaya. Çok çekingen olmasına rağmen, yavaşça der :
-Görüyormusun insan çok içince neler oluyor!…
Berber yanıt verir :
-Ben de size tam bunu söyleyecektim!
-Deriyi sertleştiriyor!.

—–—–

Rakı ve Almanlar
İki Alman Karl ve Hans, Türk’lerin neden bu kadar rakıya düşkün olduklarını ve içerken ne hissettiklerini merak etmektedirler.
Konuyu araştırmak için İstanbul’a gelirler. Bir meyhane seçerek içeri girerler. Acemice etrafa bakındıktan sonra bir masaya oturarak yan masadakilerin söylediklerinin aynısını sipariş edip başlarlar mezeler eşliğinde içmeye. İlk kadehler bittikten sonra Hans Karl’a sorar;
-Ne hissediyorsun?…
-Daha bir şey anlamadım. Devam edelim.
İkinci kadehten sonra Karl Hans’a;
-Nasıl gidiyor. Değişiklik var mı?
-Hiç bir şey yok. Devam edelim.
Mezeler eşliğinde bir iki kadeh daha içildikten sonra Hans tekrar sorar;
-Ne hissediyorsun?
Karl ağırlaşan göz kapaklarını ağır ağır açarak;
-Sittir et şimdi ne hissettiğimi Hans ne olacak bu Almanya’nın hali..

—-—–

Beyaz Ceketli
Bir gun bir adam kahveye girmis, ve herkezi teker teker gosterirken, sunu demis: “Ulan, hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bitek sordaki beyaz ceketli haric.” Neyse, oturmus, cayini icmis. Birden yine bizimkinin kafasi bozulmus. Kalkmis okadar milletin icinde ve yine herkezi teker teker gosterirken: “Ulan hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bi tek sordaki beyaz ceketli haric!” Neyse bu boyle surekli devam etmis. 2 saat sonra, yasli bir adam bizimkinin tarafina geldikten sonra sunu demis: “Yav oglum anladik, hepimizin uzerine sictiiii, batirdin. Pekiya o beyazceketliyi neden atliyosun?”
Bizimkide demiski: “Eeeeee babalik, ozaman ben sictiktan sonra, kicimi neyle silecem?……”

—–—–

Temel Kafayı Bulunca
Günün birinde alman,Fransız,İngiliz ve daha bir çok ülkenin zengini aralarına bizim TEMEL`i de alarak gönüllerince eğlenmek için uçakla seyahate çıkmışlar.Eğlence adına her şeyi yapıp bol bol da içki tükettikleri bir an Alman birden uçağın kapısını açıp
-”Bırakın beni,ölmek istiyorum”,
Temel sormuş
-”Ula uşağım hadi süle bakim neden da”
Alman
-”Benim annem kötü kadındı yani or…”
demiş ve atlamış.
Aradan daha on dakika geçmemişken bakmışlar bu sefer Fransız aynı nidayla kapıyı açıp atlamış.
Temel bir düşünmüş, bir düşünmüş tam atlayacak biri tutmuş,yarım yamalak bir türkçeyle
-”Oğlum sen neden yoksa,
Temel
-”Yooo ”
demiş
-”Öyle diil da uşağum”
Adam sormuş
-”Peki neden?”
Temel :
-Ula uşağım benim bu kadar or….. çocuğunun içinde ne işim var da demiş.

—-—–

Kırmızı ışık

Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da “Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam
lazım” demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok…Gitmis komiserine durumu anlatmis…
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.Komiser sasirmis tabiii…
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok…
Sasirmis tabi..
“Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda
olmadigini soyledi” demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
“Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi isikta
gectigimi filan da soyleyebilir”

——-

Yanlış oturma

İriyarı kabadayı tipli bir adam
kahvede otururken birden ayağa
kalkmış ve gürlemiş ;
-Ulan bu sağ taraftaki masalarda
oturan herkes İNBE ,sol tarafta
ki masalarda oturanlar ise ZEVEPENK
tir.Varmı itirazı olan.
Kahvede çıt yok.Herkesin başı önünde.
Derken sol taraftan ufak tefek biri
kalkmış yavaşca sağ tarafa yürümeye
başlamış.
Kabadayı gürlemiş ;
-Nereye lan.
Adam ıkınmış sıkınmış yavaşca ;
Şey ben yanlışlıkla yanlış yere
oturmuşumda.

——-

Zurna Gibi

Üç kovboy Teksas ta bir barda masaya oturmus, kafayi çekiyorlar… Bir sarhos girmis içeri.
Parmagi ile ortadakini isaret etmis, “Senin anan” demis,”Teksas in en çilgin seks manyagidir”…
Masanin etrafi bir anda bosalmis ama ortadaki adam duymazdan gelmis, içkisine devam etmis. Sarhos çikmis gitmis ancak on dakika sonra geri gelmis. Gene ayni masanin basinda dikilmis ve,”Senin o fahise anani az önce becerdim, harikaydi” demis. Etraf masalar gene bir anda bosalmis fakat bizim kovboy gene kilini kipirdatmadan içmeye devam etmis. Sarhos çikmis gitmis. On dakika sonra gene gelmis.”Senin anan var ya,senin anan” diye baslarken, kovboy nihayet lafini kesmis.. “Eve git de yat,gene zurna gibi içmissin, baba!..”"

——-

Beyaz Ceketli

Bir gun bir adam kahveye girmis, ve herkezi teker teker gosterirken, sunu demis: “Ulan, hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bitek sordaki beyaz ceketli haric.” Neyse, oturmus, cayini icmis. Birden yine bizimkinin kafasi bozulmus. Kalkmis okadar milletin icinde ve yine herkezi teker teker gosterirken: “Ulan hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bi tek sordaki beyaz ceketli haric!” Neyse bu boyle surekli devam etmis. 2 saat sonra, yasli bir adam bizimkinin tarafina geldikten sonra sunu demis: “Yav oglum anladik, hepimizin uzerine sictiiii, batirdin. Pekiya o beyazceketliyi neden atliyosun?”
Bizimkide demiski: “Eeeeee babalik, ozaman ben sictiktan sonra, kicimi neyle silecem?……”

Savaş

27 Şubat 2011 Kategori Fıkralar


Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:
– “Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz.” Olur mu Olur… Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş:
– “Tamam Temel diyeceğiz… Bir, iki, üc: Temeeeeel!”
Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:
– “Ne vaaaaar!” Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:
– “Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim,” demişler… “Bir, iki, üc: Dursuuuuun?” Dursunlar ayakta…
– “Ne vaaaar?” Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.
– “Güzel bu sefer İDRİS diyelim,” demişler… Bir, iki, üç:
– “İdriiiiis!” İdrisler ayakta…
– “Ne vaaaaar?” Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler… Karadenizliler cephesinde:
– “Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım.”
– “Tamam oynayalım. Ne diyelim?”
– “VLADEMIR diyelim.”
– “Tamam. Bir, iki, üç:
– “Vlademiiiir!” çıt yok…
– “Vlademiiiir!” çıt yok…
Birazdan karşı cepheden:
– “Kim seslendiiii?” Karadenizliler hep birlikte ayakta:
– “Biiiz…”

İnsan Psikolojisi

27 Şubat 2011 Kategori Fıkralar


Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve,
– “Biraz konuşabilir miyiz, acaba?” dedi. Kız birden haykırdı:
– “Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!”
Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek,
– “Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum…” dedi…
Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
– “Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?”

Sonraki Yazılar »