Yüzbaşım Bakıyor Fıkrası

Bir astsubayla bir gözü takma Yüzbaşı, aynı bekar lojmanında kalıyorlardı. Yüzbaşı her gece yatmadan önce takma gözünü çıkartır, su dolu bir bardağa koyar, sabah tekrar yerine takardı… Sıcak bir yaz akşamı gece yarısı astsubay susadı, el yordamıyla sehpadaki bardağı kaptı, bir dikişte yuvarladı. Ama suyla birlikte gözü de yutmuştu. Astsubay olayın farkına vardı ama artık iş işten geçmişti… Ertesi gün sabah sporundan sonra astsubay tuvalete gitme ihtiyacı duydu. Koşar adımla tuvate gitti pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya.. Fakat bir türlü rahatlayamıyordu. Onun ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetçisi er telaşlandı; nazikçe kapıyı tıklattı..
“Komutanım yardımcı olayım?”
Astsubay can havliyle kapıyı açtı:
“Bak oğlum şurada ne var bir türlü s*çamıyorum”, deyip ere doğru döndü. Er eğilip bakar bakmaz hazırola geçti ve selam durdu. Bunu gören astsubay sinirlendi:
“Ne selam durdun oğlum!”, diye bağırdı. Asker yanıtladı:
“Nasıl selam durmayayım komutanım, içeriden yüzbaşım bakıyor.”
Temel Dursun Fıkraları
Temel’in Şantajı
Temel’in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
Önce bir not yazmaya başlar: “Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7′de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz.”
Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: “Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza ‘İdris.’
—-—–
Öbür dünya
Temel ile Dursun öbür dünya’yı çok merak ediyorlarmış. Sonunda anlaşmışlar, kim erken ölürse o değerine telefon açıp öbür dünyayı tarif edecekmiş. Fıkra bu ya en sonunda Dursun ölüyor. 2 gün sonra Temel’in telefonu çalıyor. Arayan Dursun. Biraz hoş beşten sonra Dursun şöyle der;
- Ula Temel sana pi iyi pi da çötü haberum vardur?
- Ula Dursun adami çatlatma önce iyi olani soyle.
- İyi haber burda bu hafta Trabzonspor-Fenerbahçe maçı var. Kötü haber ise Trabzonspor’un ilk onbirinde sen de varsın…
—-—–
Bira
Temel Londra`da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.”ulan” diyor Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor….
- Bana bir fisku.. yok böyle anlarlar
- Bana bir raki.. “yok” diyor “böyle de anlarlar…”
- Bana bir bira….Tamam diyor böyle iyi anlamazlar……Ve aşağıya iniyor,Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. “Barmen bana bir bira. Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor:
- Birader sen laz mısın? Temel
- uuuy nasıl anladın diyor;
- Burası resepsiyon bar karşıda
—–—–
Tarlada
Dursun canı sıkkın bir şekilde tarladan gelen Temel’i görür ve hemen sorar:
- Hayrola Temel ne oldu daa. Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun.
Temel
- Hiç sorma Dursun derdum büyüktür.
Dursun
- Hayrola uşağum neymiş derdin?.
Temel
- Tarlada iken canım acayip fadimeyi çekiyur, ama eve gelince tık yok.
Dursun
- Uşağım o zaman Fadime sana gelsin.
Temel
- Nasıl olacak bu?
Dursun
- Al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir.
Temel
- Hay aklınla bin yaşa emi.
Tabi Temel bunu hemen uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan bir kaç hafta geçiyor Dursun yine Temel’i tarladan gelirken görüyor.
Dursun
- Hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik?
Temel
- Valla Dursun ilk başta çok iyidi, ama av sezonu açıldı açılalı Fadimenin yüzünü göremez oldum
—–—–
Zengin Temel
Bizim Temel ile Cemal bir gun lüks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.
Temel der ki, ‘Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi ?’
Temel yaklasir kadina, sorar :
- ‘Benimle bi yemek,yemek ister misiniz ?’
- ‘Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil’
- ‘Degildir’
- ‘Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim’
- ‘Yoktur’
- ‘Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde’
- ‘Yoktur’
- ‘Hadi o zaman cek arabani!’
Temel boynu bukuk doner Cemal’in yanina :
- ‘Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin ?’
- ‘Veririm Temel’im’
- ‘Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?’
- ‘Acarlar Temel’im’
- ‘Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez’
———–
ACIM
Dursun bir kıza aşık olmuş.
Aşkındandan şiir yazmış. Şiiri:
Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Öğlenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü seni
düşünüyorum
Geceleri uyuyamıyorum.
Çünkü ACIM .
——-
cenaze
birgün temel,ingilizve fransız bır otel odasında kalmıslar fakat bu otele daha önce gelmıs olan fransız temele karıncalı odayı vermiş.ertesi gün fransız dalga gecmek ıcın
-nasıl karıncalarla iyi uyudun mu
demiş bunun ustune temel
-evet odaya geldıgım de karınca vardı ama ben nasıl kurtulacağımı buldum içlerinden birini öldürdüm hepsi onun cenazesine gittiler demiş
—–
Herkes Biliyor
Temel, Paris’te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan… Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, “Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler” demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş “Sen aptalsın” demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, “yarın gelin verelim” demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel’e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon’a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel’in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris’e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye… Papağan, Temeli görür görmez, “Sen salaksın” demiş. Temel daha da kızmış ve “Ula baa bak” demiş, “benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi”.
Savaş

Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:
– “Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz.” Olur mu Olur… Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş:
– “Tamam Temel diyeceğiz… Bir, iki, üc: Temeeeeel!”
Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:
– “Ne vaaaaar!” Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:
– “Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim,” demişler… “Bir, iki, üc: Dursuuuuun?” Dursunlar ayakta…
– “Ne vaaaar?” Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.
– “Güzel bu sefer İDRİS diyelim,” demişler… Bir, iki, üç:
– “İdriiiiis!” İdrisler ayakta…
– “Ne vaaaaar?” Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler… Karadenizliler cephesinde:
– “Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım.”
– “Tamam oynayalım. Ne diyelim?”
– “VLADEMIR diyelim.”
– “Tamam. Bir, iki, üç:
– “Vlademiiiir!” çıt yok…
– “Vlademiiiir!” çıt yok…
Birazdan karşı cepheden:
– “Kim seslendiiii?” Karadenizliler hep birlikte ayakta:
– “Biiiz…”
İnsan Psikolojisi

Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve,
– “Biraz konuşabilir miyiz, acaba?” dedi. Kız birden haykırdı:
– “Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!”
Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek,
– “Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum…” dedi…
Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
– “Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?”
Başım aGRıyor

Temel’le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel’i ağaca bağlayıp Fadime’yi başlarlar soymaya…
Fadime bağırır:
– “Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ….” Temel:
– “Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!”
Hapis Cezasi

Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.
Biraz daha aramak için aşağı depo’ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür… Ve merakla sorar:
– “Kocacığım, neyin var, ne oldu ?” Kocası:
– “Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin.”… Kadın şaşırarak:
– “Eeee ne oldu?” Adam:
– “Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm”


